Gözlerini aralarken bir paket sigaranın gırtlağında bıraktığı acıya küfrediyordu adam. Tanıdık bir şeyler vardı tavanda, yıllardır oturduğu bu evin yatak odasındaki çıplak ampuldü o bulanık şey, birazdan daha net görecekti onu ve her gördüğünde olduğu gibi "şuna bir avize almak lazım" diye geçirecekti içinden. Daha iyi görmeye başladığında doğrulup yanındakine baktı. Barda içki ısmarladığı kumral kız mıydı, yoksa sürekli misafiri olan kızlardan birimiydi. Sırtı dönük kızın üzerinden eğilip yüzünü görmeye çalıştı, bir yandan "sigarayı bırakmak lazım" dedi içinden; "Sabahları canıma okuyor meret". Evet bu o kızdı, uzun zamandır gördüğü en güzel kızlardan biriydi. Bu kadar pürüzsüz bir sırt az bulunurdu. Kendini şanslı mı hissetmeliydi bir gecelik bir ilişki için?. Karar veremedi.
Bu gün pazardı ve iş yoktu yapılacak bir şeyde. Her zamanki gibi kızı defedip kahvaltı yapacak, sonra bir kaç arkadaşının yanına gidip sohbet edecekti. Bu kadar kolay plan yapmazdı aslında adam ama bu, her zaman yaptığı şey olduğu için bu kadar hızlı geçti aklından. Her zaman böyle planlı olsaydı, hayatı bu kadar tiksinç olmazdı gibi geldi bir an. Yataktan kalkarken kız uyanır gibi oldu. Kapıya kadar gittiğinde gözlerini açmıştı, dönüp bakmamıştı ama biliyordu kız ona bakıyordu. Belki de geceyi onunla geçirdiği için pişmandı; "barın köşesindeki bankacı tiplere takılsaydım daha güzel bir gecem olurdu" diye düşünmüştür diye tahmin etti; muhtemelen yanılıyordu.
Kız; "yine aynı şey olacak; telefonumu alacak ve canı sıkılınca, birini bulamayınca arayacak beni" dedi. Yatakta artık doğrulmuş gözleriyle kıyafetlerini arayan kendisine; "gece öylesine kibardı ki, oysa şimdi günaydın bile demedi" diye söylendi. Bir sebebi vardı adamın günaydın dememek için. "Adı neydi yaa?". Adamın o anki en büyük problemi buydu.
Elini yüzünü yıkayıp döndüğünde, kızı yarıçıplak giyinmeye çalışırken buldu. Lavaboda biraz düşünmüştü böyle hassas bir kızın nasıl olurda gece alemlerinde dolaştığını. Kız; "hadi söyle! kusura bakma bu gün birine sözüm vardı gitmem gerek, telefonunu ver ben seni ararım de!" diye geçirdi içinden, ama bu gün diğer günlerden biraz farklıydı!. Adam "oturur musun", kız hiç bu kadar şaşırmamıştı uzun zamandır.
Adam "bana kızmazsan sana bir şey sormak istiyorum adın ne?" yan yana oturuyorlar kız iççamaşırlarıyla ve adamda bir tişört geçirmiş fazladan üstüne. Gözlerinin içine baktı adamın. Gözünün önüne, kaldırımda görmeden bastığında küfrettiği bir köpek pisliği canlanıverdi birden. Pis kokan ve ezilmiş büyük bir parça köpek kakası. Adam yanlışının farkındaydı biraz; "özür dilerim dün gece çok alkollüydüm seni kırmak istemezdim", ve içinden "ne yapıyorum ben ben değilim sanki ama öyle sevimli ki insan açıklama yapmak zorunda hissediyor kendini" diye geçiridi, devam etti "o kadar farklı bir karaktersin ki insan şaşırıyor seni görünce, bardan beri diğerleriyle aynı olduğuna inandırmaya çalıştım kendimi". Kızın kafası biraz daha uzak bir galaksideydi o an "kuzeniyle ilk İstanbul'a gelişlerini üniversite için ve okul bittikten sonra kuzeninin dönüp, onun burada çalışmak için kaldığı gün geçti birden bire. O zaman hayatının böyle olacağını nerden bilebilirdi. Adamın söylediklerini anlıyordu ama sesi sanki küçükken denizde suya dalıp aşağıda iki taşı birbirine vurduklarında çıkan ses gibi boğuk ve uzaktan geliyordu. Adam "kahvaltı için bir planın var mı?" diye bitirdiğinde kendine geldi kız, adamın gözlerinin içine baktı köpek pisliğini düşündü. Adamın yüzündeki çizgiler ne kadar kötü bir hayatı sırtladığının bir kanıtıydı. Biraz önceki o iğrenç köpek pisliğinin suçu yoktu aslında. Suç metropolündü, kolayca suçu üstlenip gıkını çıkarmayacak tek aday oydu. Birde köpek pisliğinin gözünden bakmıştı, o hem ezilmiş hem de küfrü yemişti. "Hayır bir planım yok" peki dedi. Adam "ben tıraş olana kadar giyinirsin herhalde". Kimse evet demedi bu soruya, sadece hızlı bir gülümseme ve bir kafa hareketiydi karşı taraftan gelen ama herkes bunun evet olduğunun anlardı nasılsa. Adam arkasını dönünce bir cevap geldi bir kaç cümle önce sorulmuş bir sorunun cevabıydı ama kabul edilirdi "Gamze" demişti kız ve tekrarlayıp
"adım Gamze".
Adam aynaya baktı dün sabah baktığı adamı aradı biraz, aslında tam karşısındaydı ama hayata başka bir yönden bakınca insan kendini tanımıyor öyle ya! üzülmedi bulamadığına. Tıraş oldu. Kızsa "Eee ne olacak? Neydi şimdi bu ya. Böyle bir şey var mıydı kurallarda, bu oturmuş sistemin kusuru muydu?" Ona mı denk geldi bu kadar güzel hatta dünyanın en güzel kusuru. "Tamam tamam heveslere kapılmıyoruz hanfendi. Alt tarafı bir kahvaltı" dedi. Giyinmişti artık, kapıya giderken duvardaki ve etraftaki süslere baktı. "Çok zevkli bir adam" diye düşündü. Kapının önündeydi artık ve adamın giyinip yanına gelmesini bekledi biraz. Duş almak istiyordu ama kahvaltıyı daha çok istiyordu. Çünkü duşta sadece su ve sabun var ama kahvaltıda onu nelerin beklediğini bilmiyor ve heyecanlanıyordu. "Geldim" dedi adam, kapıyı açtı, çıkmasına izin verdi, kapıyı çekip kilitledi, merdivenlerden indiler, sokağa çıktılar.
Sokak doğuya bakıyordu ve bayır aşağıydı. 11 güneşinin görülebileceği en güzel yerdi ve ikisi de ilk defa aynı şeyi geçirdiler içlerinden "ne güzel bir gün". Sokakta yürümeye başladılar. Adam kolunu uzattı, kız adamın koluna girdi ve tereddüt etmeden başını omzuna koydu, yürüdüler yürüdüler ve artık güneş gözümü alıyor ne yaptıklarını göremiyorum ama Bu gün iyi şeyler olacağından eminim...
11 yorum:
G�zel hikaye olmu� arkada��m ama l�tfen yaz�m kurallar�na da dikkat edelim.
Ben bu yazi hakinda yorum bile yapimica ama �ok g�sel.Ben buyaz�y� yazan ki�inhin hayata art�k �z�lmesini istemiyorum c�nk� o benim karde�im kadar yak�n bir arkadas�m.Abi ya insan ilkkez g�rd��� birini ewe �agrir ben bundan 3sene �nce bunu yapt�m ve iyikide yapmisin Kardesim benim kendine �m�r boyu ii bak
Te�ekk�r ederim sertan senin gibi bi arkada��m oldu�u i�in mutluyum har maceram�z ayr� bi komediydi 3 seneyi d���nd�k�e sen ve burakla olan k�s�mlar�n bo�a ge�medi�ini d���n�yorum
sade ,ak�c� bi uslub bence. uzun c�mlelerde anlam� toparlamak zor olmu� biraz. anlat�m �ok g�zel. okurken olay�n ge�ti�i yerde olabiliyorsunuz. yukardaki arkada��n da dedi�i gibi yaz�m kurallar�na da dikket edilmesi gerek.
ellerine sa�l�k ...
Evet imla ve noktalama konusunda sa�ar�l� say�lmam bu benim belki en b�y�k eksim . Benim anlatmak istedi�im durum ve dygular e�er o hissi verebilmi�sem ne mutlu bana. Be�endi�inize sevindim
hikaye s�per olmu� ve anlatmak istenilen olay �ok g�zel anlat�lm�� ellerine sa�l�k suat ;)
G�zel yazmi$sin, betimleme g�zel.. Ama Atilla dostumunda dedi�i gibi, noktalama i$aretleri kullanilsaydi okurken c�mlelere y�klenmi$ anlamlari anlamak i�in kasmazdim kendimi :)
klasik maposant tarz� hikaye.olay �rg�s� a��rl�kta. c�mleler biraz d���k ama verilmek istenen belli. bazan anlamlar kaybolmu� uzun ve kar���k c�mleler aras�nda ama yine de fena de�il.
bir tavsiye t�rk ve d�nya edbiyat�ndan baz� hikayecileri oku:sait faik memduh �evket esendal tar�k bu�ra �ehov maposant gibi yazarlar� okursan altyap� �al��man sa�lamla��
yorumlar�n �����nda biraz d�zelttik, umar�m g�zel olmu�tur..
H�kayenin giri�i ve ak�c� olmas� �ok ho�uma gitti. Evet zaman zaman imla hatalar� olmu� ama i�eri�i bozmuyor en az�nda. �ok ho� olmu� Suat. Ellerine, y�re�ine sa�l�
suat��m can�m benim �ok g�zel olmu� en az�ndan bu sefer kendini ger�ekten a�m��s�n harika olmu� konuyu �ok g�zel anlatm��s�
Yorum Gönder